İnsanların düşüncelerinin çoğu, dinler ve yasa gibi, eskiden beri süregelen inanışlara dayanır. Herkesin konuştuğu gibi konuşmayı öğreniriz, herkesin düşündüğü gibi düşünmeyi de tanıtma örgüsü ile birlikte benimseriz; içimize yerleşen bu sağlam örgüyü artık sarsamayız, doğruluğundan kuşku duyamayız. Tersine herkes bu dışardan gelme inanışı elinden geldiği kadar berkitmeye çabalar.
(Kitap 1, bölüm 2)
Hiçbir iyi insan yoktur ki, bütün yaptıkları ve düşündükleri yasalara vurulursa hayatında on kez idamlık suç işlememiş olsun, hem de ceza görmeleri ve yitirilmeleri çok yazık ve çok haksız da olsa. Öyle insan da vardır ki yasalara uymayan hiçbir şey yapmamış da olsa iyi insan diye övülmeyi haketmez ve filozof onu haklı olarak kırbaçlar. (Kitap 3, bölüm 9)
Montaigne; Denemeler‘den…
kitap 1 bölüm 2 ‘den bahsedilen aslında herkesin düşünme biçimleri aynı dogmatik belli kurallar içinde oluşmuş ve bilinç altına yerleşmiş ve insanlık bu bilinç altını yıkmak için çaba gösteriyor.
kitap 3 bölüm 9 ‘dan bahsedilen insanların geleneksel düşüncelere bağlı kalmadan kendi düşüncelerini özgürce söylemelidir. Bu düşünceler yaslara aykırı bile olsa.İnsanın iyi yada kötü olduğu düşüncesine veya yasalara uyup uymadığını bakarak karar verilemez.
Peki sence geleneksel düşünme -senin tabirinle dogmatik- tarzlarını aşmak için ne yapmalıyız Berk?
Açıklar mısın? Aklına ilk geleni yamanı istiyorum
Öncelikle herhangi bir görüşe dine topluma bağlı kalmamalıyız kendimiz düşüncelerimizi oluştururken
dünyaya yeni gelmiş gibi olmalı sorgulamalıyız bütün düşünceleri.Hatta en çok benimsediğimiz görüşlerin düşüncelerini, kendi dinimizin görüşlerin zıttı gibi düşünerek başlaya biliriz.
Berk aferin iyi gidiyoruz. Sadece yazı dilini biraz daha geliştireceğiz. Biraz daha yazarken dikkat et, yoksa ki hiç bir sıkıntı yok, bunları bir yerden kopyalamıyorsan bence iyi gidiyorsun.