Din, toplumsal hayatta bireyleri bir arada tutan, kolektif yapının yansıması olan ve ahlaki değerlerin şekillenmesinde etkili bir olgu olarak karşımıza çıkmaktadır. Tarihsel ve kültürel...
Pek çok filmde, göç, göçebelik, sürgün, ve ötekilik gibi kavramların işlenmesiyle, bu olguların bireyler üzerindeki etkilerini izleyiciye sunulduğunu görmekteyiz. Tony Gatlif'in sinematografisine baktığımızda ise,...
Ev, toplumun en küçük ve temel yapı taşıdır. Bunun yanı sıra felsefi ve sosyolojik olarak incelendiğinde ev, saklanma, mahremiyet, egemenlik, güç istenci, denge/ dengesizlik...
“Delikanlılık”, “kabadayılık”, tarihsel süreç içerisindeki toplumsal karşılığına baktığımızda, mahallelinin bıçkın namus bekçisi, güvenlik ve adalet sağlayıcısı, sözünün eri, mazlumun yanında, paraya önem vermeyen sert...
Yeni akım İran sinemasına baktığımızda, kültürel ve ahlaki anlamda farklı bir yapı ile karşılaşmaktayız. Sıradan yaşamların ve karakterlerin doğal mekânlar eşliğinde, kültürel ve ahlaki...
Düşünüyor Jerzy, ne o, elden ele dolaştırdığın? Ne de çok üflemeyi severmişsiniz. O bana üfledi, ben havaya, Havva Adem'e üfledi, şeytan da Havva'ya o...
Tractatus Logico-Philosophicus bir mantık kitabı ya da özgün bir felsefe yapma şekli gibi görünür. İçsel kuruluşu, ayrıksı-ciddiyeti Tractatus'u özgün yapmaz. Tractatus'un özgünlüğü, akademik ciddiyeti...
Genel olarak gelecek ve "l'avenir" denilen şeyi birbirinden ayrı tutmaya çalışırım. Gelecek... Yarın, sonra, gelecek yüzyıl gibi olacak olan şeylerdir. Tahmin edilebilir, öngörülebilir planlı,...
Haklı düşüncelerimizle tuttuğumuz her köşe başı ve onların inandırıcı halleri yaşamımızın çoğul sesidir. Dibine kadar yanlışta olsa, itiraf etmemek ya da en basiti kabul etmemek, yitirilmiş güçlü duyguların karakteristik boşluğudur...
Sesler duyarsınız... Düzenbaz gecenin oynak fahişeliğinde. Bir merminin ne kadar öldürebileceğini gösteren sesler... Kan alfabesiyle teninize ölümü kazırlar. Sesler... Kesik bir başın son hareketi...
İnsanın ne olması gerektiği konusunu düşünmek deli edici olsa gerek? Ama daha delirtici olan, yaşadığımız evrende insan denilen şeyin içi boşaltılmış kavramlarla doldurulmuş durumda...
Bir küfür bin duayı ezerken sen sadece hayatın anlamını düşünürsen yenilirsin. Çünkü hayat, en güzel, en dişi yalandır. Çünkü sessizlik iyi gelir ruhuna, her...
Bir hekimin, bir başka hekimin reçetesini, hiçbir şey eklemeden ya da eksiltmeden kullandığını gören olmuş mudur dünyada? Bundan anlaşılıyor ki hekimler ünlerini, dolayısıyla kendi...
doğmadık henüz, doğamadık!
hissetmedik, hissedemedik …
nefes alıp vermedik.
bilmedik henüz, bilemedik!
bekleyin bizi;
gerçekle, umutla, inançla…
bekleyin, gelecek her yeni günde
ama en çok aşkla…
doğmadık henüz ve ölmedik!
ölecek kadar çocuk...
Günlerin, haftaların ve yılların zaman kavramından azade edilerek kutsallaştırılması çok eski bir gelenektir. Bir ortaçağ ya da şark hastalığı da diyebiliriz. Ancak bu gelenek...
Özlemiştim baharı, çok iyi oldu tekrar yola çıkmak. Trende eve dönerken henüz çiçeklenen her bir ağaca selam veriyordum sanki. Çok da hızlı değildi tren....
Ben sonsuzum. Tekim. Yalnızlığın rıhtımlarında tek başına hür bir caniyim. İnsansız ve korkusuz bir katilin son duasıyım! Acının son kalesinde ölümünü bekleyenim. Biricik olanım! Ben...
Ölüm geldiğinde İnsan ne düşünür? Ona göre ölüm ne kadar gerçektir? Ölüm bir son mu yoksa başlangıç mıdır? Ölüm hakkında bezirgânlık yapmak sadece tanrının...
Hiç'i Düşünememek
Nietzsche: “Olmama'yı tasavvur edemiyorum.”(1) Tam da özneyi kökünden yakalamak için hiçbir fırsat kaçırmayan bir düşünür söylüyor bunu. Çünkü Hiç'ten Varlık'a dönüş ya...
Krallar hiçbir şeyimi almazlarsa bana çok şey vermiş olurlar hiçbir kötülük etmezlerse yeterince iyilik etmiş sayılırlar bana. Bütün istediğim budur onlardan. Ama nasıl şükrediyorum...
Azgın tartışmalar da keşke, diğer söz suçları gibi ceza görselerdi. Hep öfkenin alıp götürdüğü bu düşünce çarpışmalarında insanın etmediği kötülük kalmaz. İlkin düşüncelere çatarız,...
Aynı zamanın döngüsünde farklı âlemlerin tek rengi, düşler ve gerçeklerin yansımasıdır. Birbirlerinden ayrı boyutsal titreşimler ancak keskin hissedişlerle algıları besleyebilmektedir. Algılarsa öğretilen, alıştırılan ve...
Bizim oralarda ve zamanımızda (yani babamın babasının babası zamanında) babadan oğula geçermiş acı: kısa günün karı, “kolay kazandım” diyebilirim, hiç bir emek harcamadan, babamdan...